Kayıtlar

hürfikirler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Halley'i Beklerken

Gökyüzüne merakım küçük yaşlarda başladı. Kesin bir tarih vermek zor, fakat geriye dönüp baktığımda, Halley kuyruklu yıldızını beklerken hatırlıyorum kendimi. Küçüktüm, fakat yine de hatırlıyorum. Halley kuyruklu yıldızı o gece dünyanın yakınından geçecek, hava şartları müsait olursa çıplak gözle biz de görebilecektik. Bütün ülke, yetmiş küsür yılda bir gerçekleşen bu gökyüzü hadisesine kilitlenmiştik. Aylar süren bu bekleyiş sırasında boş durmamış, iki şey daha yapmıştık. İlki, Halit Ziya Uşaklıgil’in “Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç” romanını dizi haline getirerek dönemin tek kanalı ve tek televizyonu TRT’de yayınlamak, ikincisi ise o yıl bizi Erovizyon’da temsil etmek üzere “Halley” isimli bir şarkı hazırlamak. Şarkıyı seslendiren grubun üyelerinden birinin, hani o kısa kıvırcık saçlı gencecik kızın Candan Erçetin olduğunu şarkıyı yıllar sonra Youtube’da tekrar izlerken fark edecektim. Beklenen gece geldiğinde, maaile bahçeye çıktık. O zamanki boyumun çok üstündeki bahçe du...

Liberal Düşünce Kongresi 2025

Her yıl bu vakitler toplanan Liberal Düşünce Kongresi (LDK) sayesinde yılda bir defa da olsa görüşme, yeni simalarla tanışma imkânı buluyoruz. Bu yıl da öyle oldu. Geçtiğimiz hafta sonu LDK için Ürgüp’te, Dinler Otel’de idik. Bu yıl altı ayrı oturumda yirmiden fazla tebliğin sunulduğu LDK, entellektüel boyutu da olan bir organizasyon. Bu tebliğlerin her biri, programın akışını aksatmayacak şekilde tartışmaya açılıyor, soru-cevap, itiraz ve katkılarla geliştiriliyor. Her oturumun süresi ve konusu belli olsa da, akşamın geç saatlerine kadar uzayan sohbetlerde ne konu, ne de zaman sınırı var. Bazen lobide, bazen bir kafede, bazen de Ürgüp sokaklarında uzayıp gidiyorlar. Bu sohbetlerden birinde, bir arkadaşım “bu senin kaçıncı gelişin” diye sordu. Tam sayıyı bilmediğimi fark ettim. Muhtemelen iki elin parmaklarına yakın bir sayı… İlk gelişimi hatırlıyorum. Yolda, lisanslı bir karateciyle tanışmıştım. Karate ve boks gibi dövüş sporcularının kavgaya karışması halinde lisanslarının iptal edil...

Güney Suriye’de İsrail’e Fren, SDG’ye Test

Erdoğan “İsrail’in hedefinde biz de varız” dediğinde herkes gülmüştü. Yaşananlar onu haklı çıkardı. Gazze’den sonra Lübnan’a, peşinden İran’a, Yemen’e, Suriye’ye, Tunus’a ve nihayet Katar’a saldıran İsrail, Batı Şeria’yı da ilhak edeceğini duyurdu. Sırada neresi var? 10 Eylül tarihli (Türkiye Gazetesi) yazısında “İsrail ancak güçten anlar” diyen Cem Küçük haklı. Ama bu gücü kim gösterecek?.. İsrail’i kimler durdur(a)maz? 1) ABD: İsrail gerek finans piyasası ve medyadaki gücü, gerekse Evanjelikler ile kurduğu sıkı bağlar sayesinde ABD üzerinde o kadar etkili ki, bu ülkenin Orta Doğu politikasını adeta tek başına İsrail belirliyor. Bu yüzdendir ki ABD, İsrail’i durdurmaya hiç de hevesli görünmüyor. 2) Avrupa ülkeleri: ABD’den farklı olarak İsrail ile aralarında duygu birliği yok. Hatta tam tersi geçerli. Tarih boyunca Yahudiler Avrupa’da sevilmeyen, istenmeyen bir kavim olmuş. 1948’de İsrail kurulduktan sonra Avrupa’dan bu ülkeye zaman içinde milyonlarca Yahudi göç etmiş. Onların dönme ...

İnsanlığımız kayboldu, hükümsüzdür

Eskiden tarihî camilerin önünde, saat kulelerinin etrafında ve büyük parklarda güvercinlere buğday atılırdı. Düzinelerce güvercin akın ederdi buğday tanelerine. Geçenlerde Eminönü’ne gittiğimde Yeni Camii önünde birkaç güvercine ancak rastladım. Besleyen olmayınca, terk etmişler o kalabalık muhiti. Zaman çok şeyi değiştiriyor… Eskiden kuduz veya hasta köpekler itlaf edilir, sonra üstüne kireç dökülerek gömülürdü. Şimdilerde o da değişti. Kuduz, hastalıklı veya saldırgan köpekleri öldürmeyip barınaklarda besliyor, şehir şehir gezdiriyorlar hatta… Yeni moda, kedi ve köpek beslemek. Güvercinlerin yerini onlar aldı. Her köşe başına, parklara, bahçelere, hatta apartman önlerine onlar için mama ve yiyecek kapları konuyor. Hasta yada aşısız olanlar koştura koştura veterinere götürülüyor. Sokak hayvanlarının bakımı ve ameliyatı için sosyal medya üzerinden yüzbinlerce lira para toplayanlara, maaşının yahut harçlığının önemli bir kısmını sokak hayvanlarına harcayanlara rastlıyorum. Hayvan deyin...

Türk Solunun Kemalizmle İmtihanı

Sinop’taki tarihî cezaevinde çekilen bir dizi vardı: Parmaklıklar Ardında. Arada ben de bakardım. 2013 yılında yolum Sinop’a düşünce, müze olarak kullanılmak üzere Kültür Bakanlığı’na devredilen bu hapishaneyi ziyaret etmiştim. Dizi çekimlerinin yapıldığı alanlar dışında harap haldeydi. Eski hapishane, yeni müze girişindeki tanıtım levhasına göre, denizin dövdüğü bir yar üstüne 13. yüzyılda inşa edilen Sinop Kalesi’nin bir bölümü 19. yüzyılın sonuna doğru hapishane olarak kullanılmaya başlanmış. Yapılan eklemelerle genişletilen bu hapishanenin sakinleri arasında Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna ve İçimizdeki Şeytan romanlarının yazarı Sabahattin Ali de varmış. Rahmetli Edip Akbayram’ın seslendirdiği ‘Aldırma Gönül’ şarkısının sözlerini de bu hapishanede yazmış: Dışarda deli dalgalar / Gelip duvarları yalar / Seni bu sesler oyalar / Aldırma gönül aldırma. Sabahattin Ali gazeteci, mütercim ve şair yanı da olan çok yönlü bir insan, tek parti rejimine muhalefeti nedeniyle çeşitli defa...

imamoğluna soruşturma

Son dönemde polis muhabirleri fazla mesai yapıyor. Neredeyse hergün bir gözaltı, ifadeye çağırma veya polis eşliğinde ifadeye götürme ve tutuklama haberi alınıyor, iddianame hazırlanıyor, dâvâ açılıyor. Bütün bunların genellikle muhalif cenahın başına gelmesinin yarattığı tedirginlikle, İstanbul Büyükşehir başta olmak üzere muhalefetin elindeki bazı ilçe belediyelerine düzenlenen operasyonlar sonrasında ‘nereye gidiyoruz’ sorusu daha yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Bir adım geriye çekilip öfke ve heyecandan uzak bir değerlendirme yapmakta fayda var. İddianame henüz hazırlanmadı. Kimin neyle suçlandığını ve delilleri tam olarak bilmiyoruz. Operasyonla ilgili malumatımızın hem sınırlı hem de açık kaynaklardan toplanıyor olması üç önemli mahzuru beraberinde getiriyor. 1) Eksik bilgiyle yapılacak bir değerlendirme, hatalı sonuca ulaştırabilir 2) Hangi kaynaklardan beslendiğimize bağlı olarak farklı sonuçlara ulaşılabilir 3) Bütün bilgi ve belgelere erişsek bile, bunları analiz edece...

Liberal Düşünceyle Tanışmam

Geçtiğimiz Pazar, Liberal Düşünce Topluluğu’nun (LDT) kuruluş yıldönümü münasebetiyle toplandık. Şiddetli yağmura ve soğuk havaya aldırmadan gelenler Alim Yılmaz, Ömer Çaha, Bekir Berat Özipek ve Atilla Yayla’yla eski günleri yad eden bir sohbetin tadını çıkardı. Gelemeyenler, internetten izleyebilir. LDT fiilen 26 Aralık 1992’de kurulmuş. Hükmî şahsiyet kazanması ise 1 Nisan 1994. O tarihlerde ben, başrolünü Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ın oynadığı ‘Hastane’ dizisini izlemekten müthiş keyif alan bir öğrenciydim. ‘Hastane’ dizisinde parayı çok seven, para için her türlü dümeni çeviren hasta bakıcı Hakkı karakterini tarif için ‘liboş’ kelimesi kullanılırdı. Bu tür yayınlarında da etkisiyle bizim nesil, liberal veya liberalizm kavramlarıyla tanışmadan çok önce “liboş” kelimesini duydu, öğrendi. O zamanlar liboş kelimesi “paraya tapan, kolayca satın alınabilen, çıkarından başka hiçbirşeye değer vermeyen insan” anlamında liberalleri tarif ve tahkir için kullanılıyordu. Sonraki yılla...

ABD’de ve Türkiye’de Seçimler

İki turlu seçimle iki dereceli seçim sık sık birbirine karıştırılır. Siyaset bilimi okuyan yahut çalışanlar ile yılların siyasetçileri ve üst düzey bürokratlar da düşerler bu hataya. Aradaki farkı anlamak için Fransa ve ABD örneklerini gözden geçirmekte fayda var. Fransa’nın da içinde yer aldığı kimi ülkeler her seçim çevresini tek milletvekilinden oluşan bölgelere ayırmış. Literatürde bu uygulamaya ‘dar bölge’ deniyor. Fransa’da vekil seçilebilmek için o bölgedeki geçerli oyların salt çoğunluğunu (yarısının bir fazlasını) almak gerekirken, aynı sistemi benimseyen Büyük Britanya’da en yüksek oyu almak yetiyor. Bu yüzden Büyük Britanya’da milletvekili seçimleri tek turlu. Dar bölge sistemi ise Fransa’da olduğu gibi genellikle iki turlu uygulanıyor. İlk turda salt çoğunluğu sağlayan çıkmazsa en çok oy alan iki adayın yeniden yarışması esasına dayanan dar bölge sisteminin Fransa’daki uygulaması biraz farklı. Şöyle ki herhangi bir seçim bölgesinde salt çoğunluğa ulaşan aday olmazsa %...

Liberal Düşünce Kongresi 2024

Kasım ayının ilk hafta sonu Ürgüp Dinler Otel’de yapılması mutad hale gelen Liberal Düşünce Kongrelerine katılmak için Cuma günü öğleden sonra yola çıkarım genellikle. Amaç, buluşma yerine erkenden avdet ederek dostlarla sohbete daha fazla vakit ayırmak… Uçağın inişe geçtiğinin duyurulmasıyla birlikte telefon görüşmesi yapmaya başlayan zatla girdiğim münakaşayı saymazsak, bu yıl hava karardıktan sonra çıktığım yolculuk sorunsuz geçti. Ürgüp’e götürecek servis, havali-manının önünde beni bekliyordu. Neredeyse her ayrıntının düşünüldüğü, mükemmele yakın bir organizasyonla karşı karşıyaydık yine. Yaklaşık bir saat süren Kayseri-Ürgüp yolu sonunda ulaştığım Dinler Otel’de aynı samimiyet ve güleryüzle karşılandım. Giriş işlemlerini tamamladıktan sonra, lobide sohbet eden bir halka gözüme ilişti. Kıymetli iktisat tarihçimiz, Hür Fikirler yazarı Cihan Güneş’in de yer aldığı bir gruptu bu. Yaklaşıp selam verdim. Kısa bir hasbihalden sonra eşyalarımı bırakmak için izin istedim. Katılı...